Macera Başlasın: Yıkanabilir Bebek Bezi (YBB)

İkinci bebeğime hamileyken duydum yıkanabilir bebek bezlerini. Elimden geldiğince doğal yaşamaya çalıştığımdan hemen dikkatimi çekti ve araştırma deryalarında yüzmeye başladım. O kadar teferruatlı gelmişti ki başlarda. Bir sürü terim, bir sürü İngilizce isim, bir sürü çeşit… Bloglarda gezip ne var ne yoksa okudum. Fakat çoğu yabancı ülkelerde yaşayan annelerdi ve bahsi geçen ürünler Türkiye’de yer almıyordu. Yurt dışından getirtilmesi gereken ürünlerdi. Yine de yıkanabilir bebek bezinin mantığını kavrama konusunda çok yardımcı oldular.

Ben burada onların yazdığı konuları tekrar yazmayacağım. Yeri geldiğinde linkleri verip devam edeceğim. Linkleri eklediğimde açıp okuduktan sonra tekrar bu yazıya dönerseniz yıkanabilir bebek bezleri hakkında tüm malumata sahip olursunuz inşallah. Ben hem faydalandığım linkleri, hem de kendi tecrübelerimi, püf noktaları, Türkiye’deki markaları ve nereden temin edebileceğinizi vb. paylaşacağım. O halde başlayalım. Okumaya devam et

İstanbul’da Çocukla Gezilecek Acayip Yerler

İSTANBUL’DA ÇOCUKLA GEZİLECEK ACAYİP YERLER

İnternette bu başlıkta yüzlerce yazı bulabilirsiniz aslında. Ama bana bir türlü yetmiyordu o listeler. “Daha fazlası olmalı şu koca şehirde!” deyip duruyordum kendi kendime. Ve instagram hesabımda yaptığım yoklama sonrası öyle güzel bir sonuç elde ettik ki annelerin gücüyle😍 Kendi gittiğim ve annelerin gittiği mekanlar hakkında yazılan minik notları da yanlarına ekleyeceğim. Ayrıca bildiklerimi ilçe olarak da parantez içinde yazdım. Böylece aynı ilçede farklı yerleri kapsayan günlük bir plan yapabilirsiniz 🙂 . Yazı biraz düzensiz, özensiz oldu. E iki çocuğa terfi ettiğimiz için yayımladığıma şükrediyorum 😄 Bir de mekanların hangi semtte olduğunu araştıramadım yüne zamansızlıktan. İnşallah müsait bir gün eklerim tek tek. Ya da bildiğiniz varsa yoruma bırakabilirsiniz. Ayrıca buradakilerin dışında eklemek istediğiniz bir yer olursa da yoruma beklerim 🙂  Buyrun öyleyse;

Okumaya devam et

Tüm Bu Baskılar Anneler Delirsin Diye

Sürekli bir şeyler dayatılıyor bize. Toplu halde böyle, global olarak, yok efenim küresel olarak delirtilmeye çalışıyoruz. Belki biz de dayatıyoruz farkında olmadan birbirimize bu baskıcı şakşakçıların fikirlerini.

⛔️Bir bakıyorsun etkinlik paylaşma patlaması oluyor. Sonra “Aaa sen çocuğunla etkinlik yapmıyor musun? Tüü, iki fasulyeyi aktartamıyor musun yani pes pes vallahi pes!”. deniyor. Yani öyle bir gizli baskı var ki, etkinlik yaptırmayan anne utancından dışarı çıkamayacak. Çalışan anne, çok çocuklu anne, yoğun anne, kalabalık aile annesi bunalımlarda!

⛔️ Sonra tekrar bakıyorsun, etkinlik paylaşan ya da paylaşmayıp kendi çapında evde çocuğuyla yapan anneler linç edilmeye başlanmış. Okumaya devam et

Anneler, Bi Rahat Bırakalım Anneleri Ya hu :)

Sosyal medyada sürekli bir şeyler moda oluyor, tutuluyor. Biz de fark etmeden o akıma kapılıp gidiyoruz. Sonra da paylaşımların, yazıların, söylemlerin etkisiyle birbirimizi yerin dibine sokuyoruz. Anneler, annelere yapıyor bunu. En çok biz kırıyoruz birbirimizi.
Konuya girmeden önce şunu söylemek gerekir ki, ifrat ve tefrit hiçbir zaman sağlıklı değildir. Orta yol her zaman iyi bana göre. Bir doğruya sımsıkı tutunup başka hiçbir şeyi kabul etmemek ifrat mesela.

Çağımızda da annelikte aynanın iki yüzü var.
1. Yaptığı şeyi olmazsa olmaz gören, bunu yapmayanları aşağılayan anneler.
2. Kendince çocuğu için belli konularda çabalayan anneleri küçümseyen, alay eden anneler.
Şimdi açalım: Okumaya devam et

Bay bay Çişler Bay Bay

image.jpeg

Not: Vaziyet alın! İş bu tuvalet macerası yazım ömrü hayatınızda okuduğunuz en uzun tuvalet yazısı olabilir.  Okuyacaksınız, okuyacaksınız bitmeyecek! Demedi demeyin.

Merhabalar,

Eymen’in tuvalet alışkanlığı kazandığı duyulmaya başladıktan sonra instagram ve facebook üzerinden birçok soru gelmeye başladı. Herkese ayrı ayrı cevap vermeye çalıştım ancak bununla ilgili bir yazı da hazırladığımı, takip etmelerini de ekledim. Gel gelelim yazı bir türlü bitmedi. Çünkü ben yüzeysel bir yazı yazmak istemiyordum. Gelen tüm sorular yazıya yeni bir başlık ekleme zorunluluğu hissettiriyordu bana. – asla üşengeçliğimden değil – Çünkü anneleri daha başlamadan geren, telaşlandıran bu süreci ayrıntılarıyla ele alarak yardımcı olmak ve rahatlatmak istiyordum. O yüzden sizi uzuuun bir yazı bekliyor. Hepsini okumanız tavsiyem ama ‘Okumayalım diye uzun yazmışsın herhal, gece gündüz uyumadın da bunu mu yazdın?’ derseniz de sizin için ayırdığım başlıklarda aradığınız bilgilere ulaşabilirsiniz. Hadi birkaç klişe bilgiyle başlayalım: Okumaya devam et

Çocuğa Karşı Ceza ve Şiddetin Felaket Sonuçları

Bir iş yaparken, dışarıda yürürken bir yandan kulağım da çalışsın diye bir şeyler dinlerim. Bugünlerde dinlediklerimden biri ademgunes.com‘daki “Dinlenilmesi Tavsiye Edilen Sorular”. Kategori kategori ayrılmış durumda, bu açıdan çok güzel. Gerçekten çok şey öğrendim ve herkese de şiddetle tavsiye ediyorum bu kayıtları. Hatta ‘Dinlemeyen çocuğunun gelişimi açısından çok şey kaybedebilir.’ gibi de iddialı bir cümlede buluyorum.Ben çocuğumu Adem Hoca’nın tavsiyelerine (Anadolu Pedagojisine) göre yetiştiriyorum ve Allah’a şükür çocuğumdan çok güzel dönütler alıyorum. En önemsediğim konulardan birinden  “Şiddet, baskı, ödül, ceza ” bölümünden başladım dinlemeye ve bitirdim. Dinlerken sürekli not aldım. Bu notları sizinle de paylaşmak istiyorum. Bu yazıda cezanın, şiddetin, baskının nasıl bir felaket olduğunu anlattım ve kendimce ispatladım. Bir sonraki yazımda bunlara alternatif çözümler yazacağım. Lütfen sonuna kadar okuyunuz. Çünkü ülkemizde maalesef çocuk yetiştirmede anne, baba, hatta öğretmenler bile işe yaradığını düşünerek cezaya, şiddete başvuruyor.  Ancak araştırıp öğrenmeden çocuğun kişiliğinde ve ruhunda nasıl hasarlar bıraktığımızı fark etmiyoruz ve özellikle ergenlik çağına girince problemler ortaya çıkmaya başlıyor. İnanın programa öyle insanlar bağlanıyor ki. Kimisi cezayla, psikolojik ya da fiziksel şiddetle yetiştirdiği çocuğunun halini anlatıp yardım istiyor, kimisi Adem Hocanın tavsiyeleriyle yetiştirdiği çocuğunu anlatıp teşekkür ediyor. Birçok kez o anne babaların feryatlarını dinlerken ağladım.  Programları sesli olarak dinlediğimden aşağıda yazacaklarım Adem Güneş’in anlatımlarının benim cümlelerimle sunulmuş halidir.Ara ara kendi yorumlarım da var. Kusuru varsa bana aittir. Buyrun:

Okumaya devam et

Bebek Arabası Seçiminde Küçük, Ama Hayat Kurtaran Tüyolar

image

Sakin olun panik yok! O bebek arabası alınacak!

Bebek alışverişi yaparken en önemsediklerimizin arasında gelir bebek arabası seçimi. Ha babam marka model allak bullak olur kafamız. Tavsiyelere, yazılara, yorumlara çullanırız. Yani aslında bebek arabası ile alakalı bir çok yazı var. Ama benimki biraz daha farklı olacağı için kaleme alıyorum bu yazıyı. Teknik detayları, alınması gereken sertifikaları falan filan uzmanlara ve o yazıları bırakıyorum. Ben burada bir buçuk yıllık tecrübeme ve gördüklerime dayanarak pratik bilgiler vereceğim.

Bebek arabamda beni en çok ne memnun etti? Hangi özelliğinden memnun değilim? O yazıların bir çoğunda göremeyeceğiniz ve gerçekten bana çok avantaj sağlayan özellikler, öneriler olacak yazıda. Eğer siz de benim gibi hem uygun, hem kaliteli, hem kullanışlı bir bebek arabası arıyorsanız, “Basarım parayı en pahalısını, en kalitelisini alırım. Avm’de yürürken havam olsun (diyen gerçekten var) şöyle devasa bir şey alayım. ” demiyorsanız buyrun yazıya. Okumaya devam et