Öğretmenler Günü Romantizmi ve Bir Öğretmenin Dramı

Coşkulu değilim, söylenen güzel sözler, verilen hediyeler benliğimi okşayıp kendimi bir şey zannetmeme sebep olmuyor. Öğrencilere her türlü hakareti eden öğretmenlerin, öğretmenler gününde sevgi pıtırcığı olup meslek aşkıyla yanan cümleler kurmasını algılayamıyorum ve bu yapmacıklığı hazmedemiyorum.

 Üzgünüm.

 Daha fazlası, çaresizim.  Okumaya devam et

Bay bay Çişler Bay Bay

image.jpeg

Not: Vaziyet alın! İş bu tuvalet macerası yazım ömrü hayatınızda okuduğunuz en uzun tuvalet yazısı olabilir.  Okuyacaksınız, okuyacaksınız bitmeyecek! Demedi demeyin.

Merhabalar,

Eymen’in tuvalet alışkanlığı kazandığı duyulmaya başladıktan sonra instagram ve facebook üzerinden birçok soru gelmeye başladı. Herkese ayrı ayrı cevap vermeye çalıştım ancak bununla ilgili bir yazı da hazırladığımı, takip etmelerini de ekledim. Gel gelelim yazı bir türlü bitmedi. Çünkü ben yüzeysel bir yazı yazmak istemiyordum. Gelen tüm sorular yazıya yeni bir başlık ekleme zorunluluğu hissettiriyordu bana. – asla üşengeçliğimden değil – Çünkü anneleri daha başlamadan geren, telaşlandıran bu süreci ayrıntılarıyla ele alarak yardımcı olmak ve rahatlatmak istiyordum. O yüzden sizi uzuuun bir yazı bekliyor. Hepsini okumanız tavsiyem ama ‘Okumayalım diye uzun yazmışsın herhal, gece gündüz uyumadın da bunu mu yazdın?’ derseniz de sizin için ayırdığım başlıklarda aradığınız bilgilere ulaşabilirsiniz. Hadi birkaç klişe bilgiyle başlayalım: Okumaya devam et

Bir Yazar Annenin Varoluş Sancısı (Çok Da Fifi) 

Bu yazıyı neden yazmak istedim bilmiyorum. Belki biraz hasbihal, belki biraz hoş beş edelim, öz eleştiri yapalım diye…
Ben yapayım diye yani, olayın sizle bir alakası yok 🙂

Biraz size “Yazar Anne” nasıl ortaya çıktı ondan bahsedeyim. “Beni siz var ettiniz!” klişelerine girmeyeceğim. Hepimizi Allah var etti. Bunda hemfikiriz. Aksini düşünen varsa çarpıya bassın. Şaka şaka. Hem aşırı hoşgörülü hem de şakacı bir hatun kişisiyim.

Gelgelim hikayenin orta yerine. Sonuçta hiçbirimizin hikayesi çocukla başlamadı. Ortadan bir yerden daldı hayatımıza. Ama onların kucağımıza düştüğü an, tam da zurnanın zırt dediği andı. Okumaya devam et

Çocuğa Karşı Ceza ve Şiddetin Felaket Sonuçları

Bir iş yaparken, dışarıda yürürken bir yandan kulağım da çalışsın diye bir şeyler dinlerim. Bugünlerde dinlediklerimden biri ademgunes.com‘daki “Dinlenilmesi Tavsiye Edilen Sorular”. Kategori kategori ayrılmış durumda, bu açıdan çok güzel. Gerçekten çok şey öğrendim ve herkese de şiddetle tavsiye ediyorum bu kayıtları. Hatta ‘Dinlemeyen çocuğunun gelişimi açısından çok şey kaybedebilir.’ gibi de iddialı bir cümlede buluyorum.Ben çocuğumu Adem Hoca’nın tavsiyelerine (Anadolu Pedagojisine) göre yetiştiriyorum ve Allah’a şükür çocuğumdan çok güzel dönütler alıyorum. En önemsediğim konulardan birinden  “Şiddet, baskı, ödül, ceza ” bölümünden başladım dinlemeye ve bitirdim. Dinlerken sürekli not aldım. Bu notları sizinle de paylaşmak istiyorum. Bu yazıda cezanın, şiddetin, baskının nasıl bir felaket olduğunu anlattım ve kendimce ispatladım. Bir sonraki yazımda bunlara alternatif çözümler yazacağım. Lütfen sonuna kadar okuyunuz. Çünkü ülkemizde maalesef çocuk yetiştirmede anne, baba, hatta öğretmenler bile işe yaradığını düşünerek cezaya, şiddete başvuruyor.  Ancak araştırıp öğrenmeden çocuğun kişiliğinde ve ruhunda nasıl hasarlar bıraktığımızı fark etmiyoruz ve özellikle ergenlik çağına girince problemler ortaya çıkmaya başlıyor. İnanın programa öyle insanlar bağlanıyor ki. Kimisi cezayla, psikolojik ya da fiziksel şiddetle yetiştirdiği çocuğunun halini anlatıp yardım istiyor, kimisi Adem Hocanın tavsiyeleriyle yetiştirdiği çocuğunu anlatıp teşekkür ediyor. Birçok kez o anne babaların feryatlarını dinlerken ağladım.  Programları sesli olarak dinlediğimden aşağıda yazacaklarım Adem Güneş’in anlatımlarının benim cümlelerimle sunulmuş halidir.Ara ara kendi yorumlarım da var. Kusuru varsa bana aittir. Buyrun:

Okumaya devam et

Eyvah, Çocuğum Etkinlikleri Sevmiyor!

“Sizin çocuğunuz pek güzel oynuyor, bizimki her yeri dağıtıyor hiç oyun oynamak istemiyor, eline bir şey veriyorum yırtıyor atıyor saçıyor, dağıtıyor, hopluyor, zıplıyor…”

Diye diye diye gidiyor bu liste. Bu şekilde çok fazla yorum ve mesaj alıyorum. Bu “evde etkinlik” meselesi aldı başını gitti. Ebeveynler de kendilerini ve çocuklarını eksik görüp panik yapmaya başladılar. Çocukları aktiviteleri uygulamadıkça stres oldular.  Madde madde herkese cevap vermek istedim bu konuda: Okumaya devam et

Evde Kara Tahta Yapımı


Severim kara tahtayı. Üzerine tebeşirle şiirler, güzel sözler yazmayı severim en çok. Diğer tahtaları bilmem ama kara tahtalar bana daha canlı geliyor. Yani sanki duygu var içinde. İnsan yazarken mutlu oluyor. Evime de ne zamandır yapmak istiyordum. Bonibon doğunca bir de o girdi işin içine. Kalem tutmayı tam beceremeyen minik parmakların ince motor gelişiminde tebeşir faydalı ve onlar için daha kullanışlı. Tozsuz tebeşir almaya özen gösterdim. Yine de az biraz tozu var. Tozu minimuma indirmek için tahtayı nemli bezle siliyorum. Hiç toz kalkmıyor. Ki zaten normal tebeşir silgisi temizlemiyor, malzemeden ya da tahtadan kaynaklı sanırım.
Sonuç olarak çook uzun zamandır planımda olan ama bir türlü gerçekleştiremediğim kara tahta yapımını icraate geçirdim. Sosyal medyaya koyunca yapımına dair çok soru geldi ben de anlatayım dedim. Aslında çok fazla anlatılacak bir tarafı da yok:)  Okumaya devam et

Bebek Arabası Seçiminde Küçük, Ama Hayat Kurtaran Tüyolar

image

Sakin olun panik yok! O bebek arabası alınacak!

Bebek alışverişi yaparken en önemsediklerimizin arasında gelir bebek arabası seçimi. Ha babam marka model allak bullak olur kafamız. Tavsiyelere, yazılara, yorumlara çullanırız. Yani aslında bebek arabası ile alakalı bir çok yazı var. Ama benimki biraz daha farklı olacağı için kaleme alıyorum bu yazıyı. Teknik detayları, alınması gereken sertifikaları falan filan uzmanlara ve o yazıları bırakıyorum. Ben burada bir buçuk yıllık tecrübeme ve gördüklerime dayanarak pratik bilgiler vereceğim.

Bebek arabamda beni en çok ne memnun etti? Hangi özelliğinden memnun değilim? O yazıların bir çoğunda göremeyeceğiniz ve gerçekten bana çok avantaj sağlayan özellikler, öneriler olacak yazıda. Eğer siz de benim gibi hem uygun, hem kaliteli, hem kullanışlı bir bebek arabası arıyorsanız, “Basarım parayı en pahalısını, en kalitelisini alırım. Avm’de yürürken havam olsun (diyen gerçekten var) şöyle devasa bir şey alayım. ” demiyorsanız buyrun yazıya. Okumaya devam et

Çocuğuna Şiddet Uygulamadığına Emin Misin?

  

Şiddet deyince aklımıza sadece fiziksel olan geliyor. Oysa birçok aile sözleriyle, tavırlarıyla çocuğuna psikolojik ve duygusal şiddet uyguladığının farkında değil.  Ve bazen bunlar fiziksel şiddetten daha derin ruhsal yaralara sebep olabiliyor. Peki psikolojik ve duygusal şiddet nedir? Birçok anneden duyduğumuz, bizim de farkında olmadan sarf ettiğimiz cümleler bu kategorilere girer mi?

Okumaya devam et

Mendile Düşen Gölgeler

dilenci

Hüzün dolu bir hikaye… Benim ilk göz ağrım. Hayatımda bir edebiyat dergisinde (Acemi Dergi) yayına alınan ilk yazım. Yazarlık Atölyesinde sesli olarak okunduğunda, hikayenin sonunda gözleri dolan dinleyicileri görmek beni çok heyecanlandırmıştı. Neredeyse ağlayacaktım. Bir mendil ne kadar hüzün kokar? Bir mendile kaç gölge düşer? Buyrun:

Okumaya devam et