Macera Başlasın: Yıkanabilir Bebek Bezi (YBB)

İkinci bebeğime hamileyken duydum yıkanabilir bebek bezlerini. Elimden geldiğince doğal yaşamaya çalıştığımdan hemen dikkatimi çekti ve araştırma deryalarında yüzmeye başladım. O kadar teferruatlı gelmişti ki başlarda. Bir sürü terim, bir sürü İngilizce isim, bir sürü çeşit… Bloglarda gezip ne var ne yoksa okudum. Fakat çoğu yabancı ülkelerde yaşayan annelerdi ve bahsi geçen ürünler Türkiye’de yer almıyordu. Yurt dışından getirtilmesi gereken ürünlerdi. Yine de yıkanabilir bebek bezinin mantığını kavrama konusunda çok yardımcı oldular.

Ben burada onların yazdığı konuları tekrar yazmayacağım. Yeri geldiğinde linkleri verip devam edeceğim. Linkleri eklediğimde açıp okuduktan sonra tekrar bu yazıya dönerseniz yıkanabilir bebek bezleri hakkında tüm malumata sahip olursunuz inşallah. Ben hem faydalandığım linkleri, hem de kendi tecrübelerimi, püf noktaları, Türkiye’deki markaları ve nereden temin edebileceğinizi vb. paylaşacağım. O halde başlayalım. Okumaya devam et

Hpynobirthing ve Mongan Yöntemiyle Ağrısız Doğum

HYPNOBİRTHİNG- MONGAN Yöntemi

Ayşe Duman’ın “Kolay Doğum ve Yeniden Doğum Yolculuğu” kitabını okuduktan sonra bana darbeyi indiren ikinci kitap bu kitaptı.

Kapağındaki cümle dehşet:

“Bütün doğal doğumların bir amacı ve planı vardır; kelebek çıkarken kozasını yırtıp açmayı kim düşünüyor? Kim civcivi dışarı çekip çıkarmak için kabuğu kırar?”

Kitabın isminde yer aldığı gibi, içerik Hpynobirthing (Hipnozla doğum) ve Mongan yöntemi üzerine. Okumaya devam et

İstanbul’da Çocukla Gezilecek Acayip Yerler

İSTANBUL’DA ÇOCUKLA GEZİLECEK ACAYİP YERLER

İnternette bu başlıkta yüzlerce yazı bulabilirsiniz aslında. Ama bana bir türlü yetmiyordu o listeler. “Daha fazlası olmalı şu koca şehirde!” deyip duruyordum kendi kendime. Ve instagram hesabımda yaptığım yoklama sonrası öyle güzel bir sonuç elde ettik ki annelerin gücüyle😍 Kendi gittiğim ve annelerin gittiği mekanlar hakkında yazılan minik notları da yanlarına ekleyeceğim. Ayrıca bildiklerimi ilçe olarak da parantez içinde yazdım. Böylece aynı ilçede farklı yerleri kapsayan günlük bir plan yapabilirsiniz 🙂 . Yazı biraz düzensiz, özensiz oldu. E iki çocuğa terfi ettiğimiz için yayımladığıma şükrediyorum 😄 Bir de mekanların hangi semtte olduğunu araştıramadım yüne zamansızlıktan. İnşallah müsait bir gün eklerim tek tek. Ya da bildiğiniz varsa yoruma bırakabilirsiniz. Ayrıca buradakilerin dışında eklemek istediğiniz bir yer olursa da yoruma beklerim 🙂  Buyrun öyleyse;

Okumaya devam et

Tüm Bu Baskılar Anneler Delirsin Diye

Sürekli bir şeyler dayatılıyor bize. Toplu halde böyle, global olarak, yok efenim küresel olarak delirtilmeye çalışıyoruz. Belki biz de dayatıyoruz farkında olmadan birbirimize bu baskıcı şakşakçıların fikirlerini.

⛔️Bir bakıyorsun etkinlik paylaşma patlaması oluyor. Sonra “Aaa sen çocuğunla etkinlik yapmıyor musun? Tüü, iki fasulyeyi aktartamıyor musun yani pes pes vallahi pes!”. deniyor. Yani öyle bir gizli baskı var ki, etkinlik yaptırmayan anne utancından dışarı çıkamayacak. Çalışan anne, çok çocuklu anne, yoğun anne, kalabalık aile annesi bunalımlarda!

⛔️ Sonra tekrar bakıyorsun, etkinlik paylaşan ya da paylaşmayıp kendi çapında evde çocuğuyla yapan anneler linç edilmeye başlanmış. Okumaya devam et

Anneler, Bi Rahat Bırakalım Anneleri Ya hu :)

Sosyal medyada sürekli bir şeyler moda oluyor, tutuluyor. Biz de fark etmeden o akıma kapılıp gidiyoruz. Sonra da paylaşımların, yazıların, söylemlerin etkisiyle birbirimizi yerin dibine sokuyoruz. Anneler, annelere yapıyor bunu. En çok biz kırıyoruz birbirimizi.
Konuya girmeden önce şunu söylemek gerekir ki, ifrat ve tefrit hiçbir zaman sağlıklı değildir. Orta yol her zaman iyi bana göre. Bir doğruya sımsıkı tutunup başka hiçbir şeyi kabul etmemek ifrat mesela.

Çağımızda da annelikte aynanın iki yüzü var.
1. Yaptığı şeyi olmazsa olmaz gören, bunu yapmayanları aşağılayan anneler.
2. Kendince çocuğu için belli konularda çabalayan anneleri küçümseyen, alay eden anneler.
Şimdi açalım: Okumaya devam et

Ehliyet Var Araba Yok, Araba Var Cesaret Yok

Açıkçası nereden başlasam bilmiyorum. Kadın şoför meselesi tam bir arap saçı. (Bazı) Erkeklere  mi saydırsam, düzene mi sövsem, bilinç altımıza işlemiş kabullere mi yansam? Öncelikle şunu söyleyeyim, bu yazı kadın şoförleri yüceltmek ve erkek şoförleri yermek için yazılmamıştır. Olabildiğince (çünkü kadınım) objektif bakmaya çalışacağım. İki konuya değineceğim.

  1. Kadın şoför olmanın çileli yolları.
  2. Bana sürekli araba kullanma tecrübelerimi soran kişilere yönelik birkaç şey. Şey diyorum çünkü faydalı olur mu bilemiyorum. Biz bu şeye, sadece anılarım da diyebiliriz.

Okumaya devam et