Hpynobirthing ve Mongan Yöntemiyle Ağrısız Doğum

HYPNOBİRTHİNG- MONGAN Yöntemi

Ayşe Duman’ın “Kolay Doğum ve Yeniden Doğum Yolculuğu” kitabını okuduktan sonra bana darbeyi indiren ikinci kitap bu kitaptı.

Kapağındaki cümle dehşet:

“Bütün doğal doğumların bir amacı ve planı vardır; kelebek çıkarken kozasını yırtıp açmayı kim düşünüyor? Kim civcivi dışarı çekip çıkarmak için kabuğu kırar?”

Kitabın isminde yer aldığı gibi, içerik Hpynobirthing (Hipnozla doğum) ve Mongan yöntemi üzerine.

MONGAN YÖNTEMİ KAYNAĞI

Mongan yönteminin temellerini 1900lü yılların başında Dr. Grantly Dick-Read atmıştır. Köyde, savaşta toprağın üzerinde hiç ağrı çekmeden doğum yapan kadınları görmüştür. Bunun üzerine çok düşünen Dick Read, eğitimli ve şehirli kadınların neden bu kadar ağrı çektiğinin sorgulamıştır. Zamanla anlamıştır ki yanıt köylü kadınların doğumlarına kattıkları değil katmadıkları şeyde saklıdır. KORKU! Bundan sonra bir takım araştırmalara girişir. Ve vardığı sonuç; Korku rahme giden atar damarların daralması ve gerginleşmesine yol açıyor, bu da ağrı yaratıyor. Korku yoksa rahim ağzı incelip bebeği kolayca dışarı atıyor.

Hatta Afrika’da yaşayan insanlardan öğreniyor ki, kadınların doğum zamanı geldiğinde kasılmalar boyunca günlük işlerine devam ediyorlar. Doğum yapacaklarını anladıklarında ise, bir duvara yaslanarak ya da bir yere tutunarak doğumlarını gerçekleştiriyorlar!

YÖNTEM KURUCUSU MARİE F. MONGAN’IN HİKAYESİ

Hypnobirthing (hipnozla doğum) yönteminin kurucusu Marie F. Mongan’ın hikayesi ise büyüleyici! Marie hamile kaldıktan sonra ağrılı bir doğumu, yani iki adet kasın kasılırken bu kadar acı vermesini kabul etmiyor. Hayvanların bile bu kadar rahat doğum yaparken insanların bu denli zor yapmasına inanmak istemiyor. (O zamanlar doğum yapan kadınların bilekleri doğum masasına kayışla bağlanıyormuş! Sanıyorum 1950 gibi.) Ve araştırmalarının sonucunda Dick-Read’ın dergi yazıları ve kitaplarına rastlıyor. Hepsini okuyor ve ağrısız bir doğum gerçekleştireceğine inanarak dört doğumunu da anestezisiz, ağrı kesici hiçbir şey almadan sakince ağrısız yapıyor! Eğitim almadan, tamamen kendi bedenini kontrol ederek tabi. Başta onunla alay eden ebeler, hakaret eden doktorlar onun sakinliğini koruması ve bağırmadan yaptığı doğumları karşısında şok oluyor. Ama sonra doğumun ağrısız olamayacağını, Mongan’ın ağrı eşiğinin yüksek olduğu bahanesine sığınıyorlar. Mongana göre ise ağrısız doğurmasını mümkün kılan şey kendinde hipnoz uygulamış olmasıydı. Elbetteki bu bildiğimiz hipnoz değil, bu hipnozda kişi tamamen uyanık ve yüksek bir farkındalık halinde otokontrolü tamamen ellerinde tutuyor. Buradaki hipnoz, beynini, duygularını, düşüncelerini bedenine odaklama, içe dönme ve çeşitli nefes, gevşeme hareketleriyle bedenini kontrol etme.

Mongan 1987 yılında hipnoterapi lisansını alıyor ve hypnobirthing ismini verdiği yöntemi ilk kızında uyguluyor. Ağrısız doğum gerçekleştiren kızından sonra dalga dalga yöntem yayılıyor. Mongan’a göre “Doğum normaldir! Riskli ve tıbbi bir durum değildir.

Bu yöntemde kasılma var, baskı var ama acı yok!”

Daha önceki doktorluk hayatında annelerin ağrısız doğum yapabilmeleri ve doğum sonrası bitkin anne-bebek olmaması için bir çok yöntem denemiş. Bu yöntemlerle sezaryen oranını %25’ten %5’e düşürmüş. Fakat bir türlü daha aşağı çekemiyormuş. Hypnobirthing yöntemini uyguladıktan sonra ise anneler çok rahat, ağrısız doğum yapıyor, doğumdan sonra ağrı kesici dahi almıyor ve bitkinlikleri olmuyormuş. Bu yöntemden sonra yıllar boyunca yaptığı sezeryan sayısı ise sadece 3’müş.

Peki anneler neden bu kadar ağrılı doğum yapar?

Korku: küçüklükten beri doğumun çok zor olduğu bilinç altımıza kazanır. Kadınlar bir araya geldiğinde hepsi de doğumunun ne kadar zor olduğundan abarta abarta bahseder. En çok kimin doğumu zor yarışına girilir adeta. Kimse doğumun güzelliklerinden, kolaylıklarından, rahmetinden bahsetmez. Filmlerde bağır çağır doğum sahneleri vardır. Sancı odası ismi bile başlı başına korkutucudur bilinçaltı için. Sancı diye bir şey yok, onlar sadece dalga kasılma diyor bu yüzden şimdiki doktorlar. Bazı anneler burada biraz daha acı hissedebilir ancak bilinçaltımıza yerleşmiş bu korku bizim çok daha fazla ağrı çekmemize sebep oluyor.

Annenin yıllar boyu sürekli olarak aldığı olumsuz mesajlar sinir sisteminde gerçek olarak işlenir. Zamanla bu olumsuz mesajlar onun inanç sisteminin bir parçası haline gelir ve bedenin kimyasal dengesini tehlikeye atar. Doğmamış bebeğin duygusal durumunu bile etkiler. Anne doğuma korku ve stresle yaklaştığında strese neden olan hormon katekolamin tetiklenir. Böylece rahim atar damarlarının gerilip büzülmesine yol açarak kan ve oksijen akışını kısıtlar. Rahim kasları gevşeyip açılmak yerine gerilir. Bu da ağrı yapar.

Hipnozdan Ne Anlamalıyız? Ağrısız Doğum Gerçekten Olabilir mi?

Her duygu ve düşüncenin bedende bir fiziksel ve kimyasal karşılığı vardır. Heyecanlandığımızda terlememiz, kızarmamız, karnımıza ağrılar girmesi bunlardan biridir.

Bir futbolcunun ayağını burkup, ayak bileği şişse de kazanma motivasyonuyla acıyı hissetmemesi ama maçtan sonra hissetmeye başlaması, kimi insanların çivide, ateşte, cam parçalarında yürüyüp acı hissetmemesi ağrının kişiyle alakalı olduğunu gösterir.

Peki bahsettiğimiz hipnoz nedir? Konsantre halinde iş yaparken çevrenizi duymamanız, bir diziye kendinizi kaptırıp onlarla beraber ağlarken çevreden kopmanız bir hipnozdur. Burada bahsettiğimiz hipnoz sahne gösterisi olan hipnoz değil. İşte budur.

Doğumda da kendinizi hipnoz haline soktuktan sonra bedeninizi derin bir gevşeme haline sokup kontrol edebileceksiniz. İstediğiniz zaman bu gevşemeden çıkıp istediğiniz zaman tekrar geri dönebileceksiniz. Bebeğinizle işbirliği halinde kasılmaları kontrol edebileceksiniz.

Kitapta bunun için doğumda ve hamilelikte kullanılacak nefes teknikleri, gevşeme hareketleri, gözünüzün önüne getireceğiniz görüntüler, dinleyeceğiniz sözcükler var. Ancak ben kendi adıma doğumuma son 15 gün kala, sadece okuyarak bunları uygulamakta tabi biraz zorlandım. Ama yine de katkısı olduğuna inanıyorum. Kitabın yanında, hipnozla doğum eğitimlerine katılmak süreci maksimum verimli hale getirir. Artık bu eğitimler Türkiye’de de yapılmakta. Hamileliğimin ilk aylarında bilseydim mutlaka bu eğitimlere katılmak isterdim. Ama (soracak olanlar için) katılmadığımdan tabii ki fiyat noktasında bir bilgim yok.

Kitapta hipnozla doğum yapmış birçok annenin hikayesi var . Bu yöntemi bilmeyen ebelerin, doğumun zamanı gelmesine rağmen, annenin rahatlığından dolayı doğum anının geldiğini ciddiye almaması mı dersiniz, annelerin ağrı hissetmeden bir anda doğum yapması mı dersiniz… Zaten kesinlikle “doğum sancısı” tabirini kullanmıyorlar. Dalga, kasılma isimlerine yer veriyorlar.. Doğumdan korkmuyorlar. Dolayısıyla ağrı da hissetmiyorlar. Bu yüzden ağrının şiddetinden değil, karın ve pelviste meydana gelen sıkışma ve baskıların sıklık derecesinden doğumun yaklaştığını anlıyorlar.

Doğum Ortamı Nasıl Olmalı?

Günümüzdeki yanlışlardan bazılarından bahsediyor kitap; gebelerin bir hastaymış gibi görülmesi, onlara hasta gibi davranılması, hasta önlüğü giydirilmesi, alet edevatlarla, serumlarla dolu hastane odaları, doğal olmayan yapay bir ortam, mekanik, samimiyetsiz konuşmalar, tepelerinde yanan göz alıcı ışıklar, odalarına izinsiz ve fütursuzca giren çıkanlar, o mucizevi ana saygı duymayıp annenin kendisini bırakmasına engel olacak her türlü davranış..

.

Halbuki doğumda odanın sakinleştirici, huzur verici olması gerekiyor. Şu anki gibi etraftakilerin ve personelin oradan oraya koşturan, yüksek sesle konuşan kişiler değil; sessiz sakin, annenin sakinliğini korumasına yardımcı olan kişiler olması gerektiğinden bahsediyor. Zaten evde doğuma da yer verilen kitapta, hastane de olsa olabildiğince ev ortamı sağlanması gerektiğini savunuyor.

KİTAPTAN DOĞUM ESNASINA DAİR BİRKAÇ ÖNERİ

❣️Dalgalar sırasında tamamen gevşek olun. Doğumunuzu bedeninize bırakın bebeğinizle iletişim kurun ve sadece yoldan çekilin. Doğum sürecini alt etmeye veya idare etmeye çalışmayın, bu yorgunluğa ve cesaretin kırılmasına yol açar.

❣️Yapılan araştırmalar dalgalar sırasında yürümek veya yürümemenin doğuma çok farklar oluşturduğunu göstermemiştir. Yürümek isterseniz yürüyün fakat bunu baskı gibi hissetmeyin. Bunun yerine gevşemeye çalışın ve nefesleri yapın. Bu şekilde açılma için gereken oksijeni sağlamanın sonucunda rahim ağzının daha kolay açıldığı fark edilir.

Mongan; doğumu hızlandırma, doğumu başlatma veya herhangi bir müdahaleye ciddi anlamda karşı. Doğumun kendi seyrinde ve annenin kontrolünde ilerlemesi gerektiğini söylüyor.

Doğumda Babanın Rolü

Baba doğum sürecinde aktif. Bu yöntemde babalara da eğitim veriliyor ve annenin yanında aktif rol oynuyorlar. Telkinlerle, masajlarla anneye destek oluyorlar. Annenin o süreçte hatırlayamadığı teknikleri hatırlatıyor, sözleriyle ona destek oluyor. Bu mucizevi anı birlikte yaşıyorlar.

Kitapta ayrıca hamilelik, doğum öncesi, doğum anı her açıdan ele alınıp anlatılmış. Doğumhanenin dolu olmasına karşın yanınıza yastık kılıfı alın tavsiyesi bile var 🙂

Ben elimden geldiğince kitabın özünü vermeye çalıştım. Ayrıntılı bilgi için kitabı okuyun ve bence geç kalmadıysanız eğitimlere gidin. Ben geç kalmasaydım gitmek isterdim 🙂 Ama son 15 günde doktor değiştirdiğim, terapilerle doğum korkusunu yendiğim ve doğum sonrası ilk doğumuma nazaran çook pozitif olduğum için Allah’a şükrediyorum. Hepinizin güzel bir doğum süreci yaşaması için bunları anlatmayı kendime borç bildim.

Reklam

Hpynobirthing ve Mongan Yöntemiyle Ağrısız Doğum” üzerine 6 yorum

  1. Bu yöntemi ülkemizde uygulayan Afyon Devlet Hastanesi bünyesinde gebelik eğitimi veren ve instagram üzerinden gerek canlı yayınlarla gerekse annelerin paylaştığı pozitif doğum hikayeleriyle gebelere moral veren Gülten Gökkuş vesilesiyle aynı sizin gibi ilk doğumumdan çok daha pozitif ve kolay yaptım ikinci doğumumu ki bende katılmadım eğitimlere sadece instagram takipçisiydim. İlgilenenler mutlaka takibe alsınlar Gülten ablayı.Güzel ve huzurlu doğumları olsun inşallah.

    Beğen

  2. 6 aylık hamileyim ve nasip ederse Allah kız annesi olacağım😊 Yazınızda geçen kitapların siparişini bugün verdim merakla bekliyorum😊 sizin de tavsiyeniz bana çok geçti ve okumak istedim. Ayrıca yıkanabilir Bebek bezi yazınızı da okudum inşAllah ben de bu bezlerden kullanacağım. Annelik bitmek bilmeyen bir serüven değil mi😊 teşekkür ederim herşey için.

    Beğen

sedaokutan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s