Anneler, Bi Rahat Bırakalım Anneleri Ya hu :)

Sosyal medyada sürekli bir şeyler moda oluyor, tutuluyor. Biz de fark etmeden o akıma kapılıp gidiyoruz. Sonra da paylaşımların, yazıların, söylemlerin etkisiyle birbirimizi yerin dibine sokuyoruz. Anneler, annelere yapıyor bunu. En çok biz kırıyoruz birbirimizi.
Konuya girmeden önce şunu söylemek gerekir ki, ifrat ve tefrit hiçbir zaman sağlıklı değildir. Orta yol her zaman iyi bana göre. Bir doğruya sımsıkı tutunup başka hiçbir şeyi kabul etmemek ifrat mesela.

Çağımızda da annelikte aynanın iki yüzü var.
1. Yaptığı şeyi olmazsa olmaz gören, bunu yapmayanları aşağılayan anneler.
2. Kendince çocuğu için belli konularda çabalayan anneleri küçümseyen, alay eden anneler.
Şimdi açalım:

1.
Çocuğuyla oyun oynayan, sağlıklı beslemeye çalışan, uyku düzeninde, yemek düzeninde ya da bunlardan herhangi birinde belli bir rutin tutturmuş annelerin, kendisi gibi yapmayan anneleri hor görmesi ve anneliğini kötülemesi olayı. “Iııı inanamıyoruğm.” gibi kınayıcı bakışlar ve yorumlar atması.

Eymen ilk doğduğunda, hatta belki 1 sene önceye kadar benim de keskin çizgilerim vardı. Eminim herkesin vardır. Çünkü çocuğun olduğunda bambaşka bir dünyaya adım atıyorsun ve her şeyi doğru yapmak istiyorsun. Bu yüzden belli şeylere öyle tutuyorsun ki illa olmalı gibi düşünüyorsun. Teknolojiyi şöyle kullanacağız! Yemek yeme böyle olacak! Tuvalet eğitimi şu metodla olacak! Uyku eğitimini böyle vereceğim!

Anneliğin verdiği heyecanla bunlara birebir uymak istiyorsun. Ama olmuyor. Çünkü hayat her şeyin planlı gitmesine müsaade etmiyor.

Örneğin uyku konusunda; “Anneyle bebek iki yıl yatmazsa aralarındaki güvenli bağlanma altüst olur, geri dönülmesi zor bir uçuruma sürüklenirsin. Ölürsün bitersin. Fakat iki yaşından sonra da ayrılmazsa anneye bağımlı olur. Sonra Allaaah ayırabilene aşk olsun.” düşüncesi var. Ben iki yaşından sonra Eymen’in yatağını bazı sebeplerden dolayı ayıramayınca paniklemiştim. Ama sonra eşimin de telkinleriyle düşündüm ki “Bu çocuklar robot değil ki hepsinin düzeni aynı olsun. Elbette belli bir ölçüye kadar her şeyin telafisi vardır.” Sonra daha rahat davranmaya başladım. Hem benim psikolojim rahatladı, hem ailemizin. Eymen de 3 yaşına kadar yarı bizle yarı beşiğinde yattı. Ve üç yaşında çok şükür hiçbir problem yaşamadan odasını rahatça ayırdık. Bazı uzmanların söylemlerine ters düştü bu yaptığımız ama bizim ailemizin o anki şartlarına göre bu uygundu ve sonuç çok da güzel iyi oldu😄

Bir başka örnek verecek olursam, hem kendimizi hem çocuğumuzu abur cuburdan, kimyasaldan %100 uzak tutmanın en güzeli olduğunu biliyorum. Ama bunu kendim tamamen yapamıyorum ki🙈 . Çoğu zaman eve abur cubur almıyorum ama arada benim de canım çekiyor yiyoruz işte😊 Ben de olabildiğince deyip kendimi yıpratmamaya çalışıyorum. Çünkü eskiye nazaran hem abur cuburu, hem kimyasalı bir hayli azalttık. Bardağın dolu tarafından bakmaya çalışıyorum. Yine de bazı anneler bizi görünce yerden atmak için taş arıyor olabilir😄.

Yani sonuç olarak ne kendimizi, ne çocuğumuzu, ne eşimizi , ne de başka anneleri sıkmamak yıpratmamak lazım. Her şeyden önce kendinize yüklenmeyin. Olaylar planladığınız gibi gitmiyor mu? No panik! Telafi edilir😊👍🏻
Mükemmeliyetçiliği ifrat derecesine getirmemeli yani. Her insanın kırmızı çizgileri vardır. Ama gerektiği yerlerde, gerektiği kadar.
Bir diğer konu da birbirimizi yanlışlarımızda uyarmak bir müslümanlık görevi. Ama bunun gerçekten gerekip gerekmediği zamanları, yerini zamanını ve üslubu iyi ayarlamak lazım. Çünkü annelik kadar anne olmak da çok hassas. Ve insan ufak bir eleştiriden çok incinebiliyor.
Bir anne çocuğuna haftada bir kere çikolata yedirdi diye, günde 10 dakika tv izletiyor diye, 6. ayda odasını ayırdı diye ya da 3 yıl yanında yatırdı diye niye hemen yumuyoruz gözümüzü açıyoruz ağzımızı ki? Kendimizin oluşturmak istediği mükemmel anneliği başkasına da yamamaya ne hakkımız var?

Ben artık anladım ki çok kasmamak lazım. Hayatta her şey insan için ve yerine zamanına göre ayarlamak en güzeli. Elbette çocuğumuzu sağlıklı beslemeye çalışalım, ama bir kere çikolata yedi diye de kıyametleri koparmayalım. Teknolojide aşırı kaçmamaya çalışalım ama çocuğumuza bir video izletti diye eşimizle birbirimize girmeyelim. Relax olalım biraz. Bırakın, bazen de hata yapalım😍

2.

Şimdi olaya aynanın tamamen tersinden bakacağım. Hepimiz çocuğumuz olduktan sonra ona en güzel anneliği yapma ve elimizden geldiğince ona en güzel alışkanlıkları kazandırma çabasındayız. Mükemmeliyetçi olmadan, zaten niyetimiz hep böyle olmalı; başkasıyla karşılaştırma yapmadan, elimizden geldiğince hayırlı, iyi anne baba olmak.
Örneğin hepimiz tabii ki çocuklarımızı teknoloji, aburcubur konusunda dengeli tutmaya; belli bir uyku, yemek düzeni oluşturmaya çalışıyoruz. Bunda 1. maddede yazdıklarım gibi olmadıktan sonra şaşılacak bir şey yok. Ama son zamanlarda yeni bir moda çıktı.

1. maddedeki sağlıklı beslenmeyen anne-çocukları gömen zihniyetin tam zıttı: sağlıklı beslenmeye çalışan annelerle alay eden zihniyet. Bunu her konuya uyarlayabilirsiniz. Çocuğuyla oyun oynayan annelere “Ay gına geldi bunlardan.” , yemek tarifi veren annelere “Bunlar hangi dünyada yaşıyor acaba? Biz abur cubur veriyoruz diye kötü anne miyiz? Hıh ukala.” , tecrübelerini, bilgisini paylaşan annelere “Herkes de psikologgg yanee.” denmesinden ; yani herhangi bir konuda ailesi ve çocuğu için çaba harcayan ve bunu da iyi niyetle sosyal medyada paylaşan annelere yapılan saldırılardan bahsediyorum. Son zamanlarda bunları mizahi bir dille paylaşmak moda oldu. Ben de bunları okuyor, gülüyor, beğeniyor ve yorum yapıyorum. Ama her şeyde olduğu gibi bu akıma da kendimi kaptırmıyorum. İfrata düşmemeye çalışıyorum. Çünkü bu yapılan mizahın birinci maddedeki anlattığım sürekli bik bik konuşan profile yönelik olduğunu düşünüyorum. Sonra alttaki yorumlara bir bakıyorum ki bazıları olayı çok yanlış anlıyor. Orada bir mizah ve mükemmeliyetçiliği eleştiren bir yazı paylaşıldı diye iyi niyetiyle hayatlarını en güzel şekilde yaşamaya çalışan annelere söylenmedik şey bırakılmıyor. Yaptıkları şey küçümseniyor, abartıldığı düşünülüyor. Her anne aynı kefeye konuluyor. Anneliğini güzel ve verimli yaşamaya çalışan annelerle alay edilmesi de bence öncelikle biz annelerin yapmaması gereken bir şey. Çünkü bizi en iyi biz anlamalıyız. Ama maalesef birbirimizi en çok kıran da yine biz oluyoruz.
Milletçe hep uçlarda yaşıyoruz. Ya onu yerin dibine sokuyoruz, ya onu. Bırakalım herkes istediği gibi yapsın anneliğini yaw😊. Uyaralım, yardımcı olalım, bilgi alışverişi yapalım. Ama bu kadar da  uçlarda gezmeye gerek yok ki. Siyahla beyazı, çabayla aşırılığı ayıralım. Tüm anneler el ele, anlayışla, mutlu mutlu; kendimizi suçlu hissetmeden, hissettirmeden yaşayalım🤗
Sonra işte hayat bayram olsun falan😻

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s