Eyvah, Çocuğum Etkinlikleri Sevmiyor!

“Sizin çocuğunuz pek güzel oynuyor, bizimki her yeri dağıtıyor hiç oyun oynamak istemiyor, eline bir şey veriyorum yırtıyor atıyor saçıyor, dağıtıyor, hopluyor, zıplıyor…”

Diye diye diye gidiyor bu liste. Bu şekilde çok fazla yorum ve mesaj alıyorum. Bu “evde etkinlik” meselesi aldı başını gitti. Ebeveynler de kendilerini ve çocuklarını eksik görüp panik yapmaya başladılar. Çocukları aktiviteleri uygulamadıkça stres oldular.  Madde madde herkese cevap vermek istedim bu konuda:

  1. Bizim evde bu oyunları, etkinlikleri yapmamızın sebebi; kolaya kaçıp çocuğumuzu tv’ye, telefona, tablete saatlerce hapsetmek yerine onlarla birlikte güzel, verimli, eğlenceli vakit geçirmeyi sağlamak. Biz onlara yemek yediren, giydiren, yıkayan vb. robotlar değiliz. Elbette bunlar da çok mühim, yorucu ve fedakarlık isteyen işler. Ama sadece çocuklarımızın fiziksel ihtiyaçlarını karşılayarak annelik yapmış olmayız. Zira bunları eve gelen bir bakıcı da yapar. Ama çocuğumuzu bizim gibi sevemez. İnanın kirlenen kıyafetlerini değiştirmemiz umurlarında değil. Onlar sadece bizi, onlarla vakit geçirmemizi, sevgimizi istiyorlar. Elbette bu etkinlikler sayesinde gelişimine katkı sağlıyor, bir şeyler de öğretiyoruz, ama bu ilk hedef değil. Amacımız çocuğumuz çok şey öğrensin komşuya hava atalım, çocuklarımızı yarıştıralım, halamın torununun kızından geri kalmasın asla değil! Eğer illa bir şeyler öğrensin isteğimizi 1. sıraya koyarsak çocuğumuza faydadan çok zararımız olabilir. Çünkü istediğimiz ölçüde, istediğimiz gibi etkinliğe katılmadığında içimizdeki bu hırs ona baskı kurmamıza, kızmamıza sebep olur. Bu ise yapılan şeyle taban tabana zıt. Önce bizim hedefimiz ne onu belirlememiz lazım. Güzel vakit geçirip bu sırada da “çocuğun almak istediği kadar” da bir şeyler öğretmek mi, yoksa evi sıkıcı okul ortamına çevirip zorla bir şeyler öğretmek mi? Amacımız çocuğu istediğimiz kalıba sokmak mı? Yoksa girmek istediği kalıba ayak uydurmak mı? Birçok anne panik içinde mesaj atıyor bana “Renkleri 1 haftadır öğrenemedi! Her şeyi dağıtıyor! Etkinlikleri yapmıyor!” Onlar daha çocuk. Hatta bebek. İsteklerimizle onlara biraz fazla yüklenmiyor muyuz? Duyarlı, faydalı anne babalar olacağız diye biraz abartıyoruz sanırım. Çocuğumuza eğlenceli vakit sunmayı, farkında olmadan baskıya çeviriyoruz.
  2. Lütfen instagrama koyduğumuz bir fotoğrafa bakıp çocuğumuzun bir yetişkin gibi oturup etkinlik yaptığını düşünmeyin. Döküp saçmayan, yırtmayan, her etkinliğin başında 1 saat oturan çocuk var mıdır merak ediyorum. Çocuğun döküp saçmasını, yırtmasını da etkinlikle ilgilenmiyor olarak düşünmeyelim lütfen. Hayır tam tersi, bizim yaramazlık, ilgisizlik olarak gördüğümüz birçok şey onlar için bir keşif, bir macera. Bize göre etkinliği parçalıyorlar, ama kendilerine göre bambaşka bir etkinlik oluşturuyorlar. Hele hele bu noktada yaş çok önemli. Bana mesajlar geliyor 12-13 aylık bebeğim etkinlik yapmıyor diye. 1 yaşındaki bir çocuğun bir etkinlikle ne kadar vakit harcamasını bekleyebilirsiniz ki? Ben söyliyim; 5 dakika! Bu zamanla artacak evet, ama sabırsız davranarak kendimizi ve bebeğimizi yıpratmayalım lütfen. Kendi adıma söylemek gerekirse, Eymen etkinliklere ciddi olarak 18 ay civarında ilgi duymaya başladı. Ondan önce, hatta şimdi bile birçok materyal etkinlik sonrası paramparça oluyor, parmak boyası mı yapıyoruz? Boya kabı ters çevrilip dökülmeye çalışılıyor. Boyama mı yapıyoruz? Kağıttan başka her yeri boyamak istiyor. Elbette daha ilgili olduğu etkinlikler de oluyor ama bazı etkinliklerin yüzüne bile bakmıyor. Bu biraz da çocuğun ilgisiyle alakalı. Eğer çocuk etkinlik yapmak istemiyorsa üzerine gitmeyin. Başka bir etkinlik deneyin, olmadı iki hafta sonra tekrar deneyin aynısını. Ya da belki sizin çocuk hoplayıp zıplamak istiyordur sadece. Alın elinize daireleri, kareleri koşun karşıdaki kutuya doldurun. Daireeee diye bağırın sonra. Ayrıca unutmayın birlikte toz almak, çamaşır atmak, evi süpürmek bile onunla vakit geçirmektir. Yeter ki onu sadece oyun zamanına değil, hayatınıza dahil edin. Kısacası sabırsız olmayın, akışına bırakın ve bu etkinlikler hayatınızın olmazsa olmazı olmasın. Çocuğumuzun birincil olarak bize, ilgimize, sevgimize ihtiyacı var etkinliklere değil unutmayalım.
  3. Bebeğin gelişimine, hazırbulunuşluk düzeyine uygun olmayan etkinliği yapmaya çalışmayın. Örneğin 1 yaşındaki çocuğa renkleri öğreteceğim diye istediğin kadar uğraş dur, henüz bilişsel gelişimi buna müsait değilken nasıl öğrenecek?
  4. İhtiyacımız olan en büyük şey sabır! Bebeğinize renkleri mi öğretmeye başladınız? 1 haftada öğrenmesini beklemeyin. Ben Eymen’le renk etkinlikleri yapmaya başladığımda tabiri caizse bön bön bakıyordu. Öğrenmesi 1 ayı buldu. Yani bir etkinliği ilk yapışınızda çocuğunuzun kusursuz bir şekilde yönergeyi yerine getirmesini beklemeyin. İkincide, üçüncüde farkı göreceksiniz.
  5. Oyun oynuyormuş gibi yapmayın, oynayın! Eğleniyormuş gibi yapmayın, eğlenin! Emin olun anlıyorlar. Onlar için oyun bir oyalanmadan ibaret değil, ciddi bir iş. Ve biz oyuna gerçekten dahil olmadığımızda bunu anlayıp oyundan kopuyorlar. Eymen bazen sinirlenip bağırmaya başlıyor, elime telefon alayım ‘Iııııı goooyy!’ diyor. Ve bu bizim için de çok şey değiştiriyor inanın. Eymen’le oynarken aklım başka yerdeyse, yapacağım işleri, yetiştirmem gereken şeyleri düşünüyorsam çocuğumla geçirdiğim vakitten tam anlamıyla zevk alamıyorum, gergin oluyorum. Ama her şeyi bir kenara bırakıp sadece oyuna, eğlenmeye kendimi veriyorsam müthiş mutlu ve huzurlu oluyorum. Eymen’de de çok fark ediyorum. Eğleniyor, gülüyor ve hatta bedeni, ruhu rahatlayan, gevşeyen çocuğun uykuya geçişi de daha rahat oluyor. O yüzden bir yarım saat her şeyi bir kenara bırakın ve sadece kendinizi çocuğunuza verin.
  6. Peki bütün gün etkinlik mi yapıyoruz? Elbette hayır! Bu tamamen benim ve oğlumun ruh haline bağlı. Bazen 4-5 etkinlik arka arkaya yapıyoruz. Bazı günler hiç yapmıyoruz. Çünkü dedim ya bunlar bizim için görev değil, eğlence. Ve eğlenerek öğrenmece.
  7. Niyetimiz bir öğretmen gibi karşısına geçip ders anlatır gibi ona bir şeyler öğretmek değil. İzlediğim bir filmde annesi 15 yaşındaki çocuğunu haftanın bir günü dışarı çıkarıyor ve birlikte vakit geçiriyorlardı. Ama diğer günler çok da yüzüne bakmıyor, herkes kendi dünyasında yaşıyordu. Yine birlikte vakit geçirdikleri bir gün yemek yerken aralarında şöyle bir diyalog geçti:

(Uzun bir suskunluktan sonra) Anne: Eee okul nasıl gidiyor?

Çocuk: Gidiyor.

Anne: Hmm. Dersler nasıl?

Çocuk: İyi

Anne: Arkadaşlarınla aran…

Çocuk: Ne istiyorsun anne? Okul nasıl? Arkadaşlarınla aran nasıl? Hoşlandığın bir kız var mı? Diye soracaksın. Sonra nazikçe uyuşturucu kullanıp kullanmadığım konusunda ağzımı yoklayacaksın. Zararlarından bahsedip, kendi gençliğindeki deneyimini anlatacaksın ve beni kötü bir şey olduğuna inandıracaksın. Sonra? Sonra da ‘Ah oğlumla ne kaliteli zaman geçirdim.’ Deyip huzur içinde eve gideceksin. Öyle mi?

Yani, bazı şeyleri biz çok yanlış anlıyoruz.

 

Eyvah, Çocuğum Etkinlikleri Sevmiyor!” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s