Yine Bir Melankolik Gece


Sizin de üst üste mi geliyor sıkıntılar gelince? Hepiniz “Evet!” diyorsunuz değil mi? Ben de öyle diyorum bazen. Sonra dönüp içime soruyorum. Acaba diyorum, üst üste gelmiyor da biz mi üst üste koyuyoruz her şeyi? Yani ortada elle tutulur dahi bir şey yokken ruhumuzu bir el sıkıyor sanki, hani kabz hali derler ya; öyle bir hale bürünüyor kalbimiz ve biz her şeyin siyah yanını görüyoruz. Her taraf gündüz, ama biz gözlerimizi kapatıyoruz. Bir açsak, aydınlık olacak oysa. Ama biz kapatıyoruz gözlerimizi ve dünyamızı karanlık yapıyoruz. Ama çıkamıyoruz da bu durumdan. Bile bile atıyoruz kendimizi bu ateşe.

Yine böyle bir akşamdayım işte, küçük küçük şeyler gözüme batıyor ve büyüyor içimde. Sıkıştıkça sıkışıyor kalbim. Yaşamaktan yoruluyorum bazen. Bu telaş beni yoruyor. Sahi siz hiç yorulmuyor musunuz? Elini kolunu kaldıracak hali kalmıyor ruhumun. Bedenim kimsesiz bir kütle olup dolaşıyor etrafta, tüm kimsesizlerin Kimsesini unutarak. İşte unuttuğumu nokta tam da bu. Karnımız acıkınca yemek yemezsek bir süre sonra ağrımaya başlıyor. Ruhumuz da öyle. Doyurmazsak ağrıyor ve böyle bir hale büründürüyor bizi. Ama anlamıyoruz ki neden böyle kalbimizin sıkıldığını. Anlasak tutunacağız o daldan ama anlamıyoruz en kötüsü bu. Kalp Allah’tan uzaklaştıkça kararıyor ve siyah görüyor her yeri anlamıyoruz ki. Başka başka devalar arıyoruz. Olmuyor.

Bu hayat, bu telaş uzaklaştırıyor bizi. Bazen şu sosyal medya denen şeye kaptırıyorum kendimi, bazen de boğuluyorum içinde. Nefes alamıyorum. Beğeni bağımlısı olmuş insanları, kabarmış kibir dolu egoları izlemek, ünlü olmak için her türlü sahteliğe kucak açmış, insanları aşağılayan, kendini dünyanın sahibi sanan bir yığını görmek beni bunaltıyor. Ve bazen kendimi de bu anlamsızlığın içinde kaybolmuş buluyorum. Sonra çıkıyorum oradan, bu kez de bir boşluğa düşüyorum. Ne yapıyorum ben?

Bu teknoloji bana fazla geliyor. Bazen diyorum çok eskilerde, insanların birbirinin yüzüne baktığı; sözlerini değil duygularını ezberlediği bir zamanda yaşasaydım. Ama keşkeler boşuna biliyorum. Ve ben yine de “Olanda hayır vardır.” deyip Tek Çare’ye (cc), ruhumu bu kara delikten kurtaracak tek Zat’a dayanıyorum..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s