AMAN KUCAĞINA ALMA ALIŞIR (!)

AMAN KUCAĞINA ALMA ALIŞIR (!)

Hep aynı tepkileri duyuyorum çevreden. Eymen biraz mızmızlanıp kucak istese “Hımm kucağa alışmış bu.” , “Kucağa mı alıştırdınız?”, “Tühh kucağa alışmış herhalde!” cümleleriyle karşılaşıyorum. Hiçbirini de ciddiye almıyordum kendimce. Bebeğimin ilgi bekleyip kucağıma gelmek istemesi anormal bir davranış mı? 24 saat kucakta tutmaktan bahsetmiyorum, ki zaten bunu o da istemez. Koşup oynamak, keşfetmek kurcalamak ister. Ama elbette yorulduğunda, acıktığında, uykusu geldiğinde kucağıma gelmek istiyor. Elbette isteyecek. Hem bebeğimi kaç yıl kucağıma alabileceğim ki? Büyüyünce zaten istemeyecek. O yüzden bu günlerin tadını bu konuda kasmadan geçirmek istedim her zaman. Haklı da çıktım. Ebebek dergisinde Dr. Gülnihal Şarman’ın bir ropörtajını okuyordum bugün. Bebeği kucağa almaya, dokunmaya öyle farklı bir noktadan yaklaşmış ki beni de şaşırttı ve mutlu etti. Ben de tabi ki bunları paylaşmak istedim.
50-60’lı yıllarda Romanya’da yetimhanelerde 20 bebeğe 1 bakıcı düşüyormuş. Dolayısıyla bazı çocuklara senelerce dokunulmamış oluyor. Daha sonra 90’lı yıllarda araştırmacılar bu yetimhanelere yoğunlaşıyor ve çocukların 3-4 yaşına geldiğinde isteklerini hoplayarak bağırma şeklinde ifade ettiklerini görüyor. Dokunulmayan çocukların MR’ları çekildiğinde ise beyinlerinin olması gerekenden daha küçük olduğu görülüyor. 1-2 yaşlarında bakıcı ailelere verilen çocuklarda ise beyin gelişiminde biraz daha artış keşfediliyor. Yani doktorumuz dokunmanın yemek içmek gibi bir ihtiyaç olduğunu söylüyor. Bu doyurulmadığı takdirde beyinsel hasarlara yol açabiliyor.

Peki dokunma nasıl olmalı? Sadece ne kadar dokunulduğu değil, nasıl dokunulduğu da çok önemli. Bebekler sert ve sık uyarandan hoşlanmıyor. Yumuşak, seven ellerden hoşlanıyor. Ve kucağa alındıklarında rahatlayıp susuyorlar çünkü dokunma ihtiyaçları gideriliyor. Dokunmanın bebeğe verdiği güven duygusu ileriki hayatında da etkisini devam ettiriyor. Okul, sınav, başarı stresleri yaşarken kendine güvenen ve iç denetimini oluşturabilen bireyler gelişmesini sağlıyor.
Uyku problemi olan çocuklara da banyo sırasında ve banyodan sonra rahatlatıcı masajlar öneriliyor. Bu uykuya rahat geçmesini, beynin rahatlamasını ve uyku derinliğini olumlu etkiliyor.
Öyleyse hadi anne-babalar; bebeklerinizi kucağa almaktan korkmayın! Alın kucağınıza ve atın havaya gökyüzüyle buluşsun. Sonra nereye düşeceğinden emin olarak konsun kollarınızın arasına 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s