Siz Hangi Ebeveynsiniz?

Çocukların da bir birey olduğunu unutuyoruz. O gün huysuzlarsa, aksilerse bi de biz tersliyor azarlıyoruz. Şimdi huysuzlanacak ne var ki??! Oysa onlar da bir birey ve canları bir şeye sıkılmış olabilir. Yaptıkları davranışların sebebini araştırmak yerine davranışa odaklanıp çocuğa kızıyoruz. Böylece sadece kendi sinirimizi çocuğumuza aktarıyor, ama onun duygu dünyasından uzak kalıyoruz. Buyrun size hayali bir diyalog. Siz hangi anne babasınız?

Ahmet 9 yaşında , 3. Sınıf öğrencisi

Ahmet: Ben sevmiyorum bu yemeği yemicem işte! der ve sinirli bir şekilde odasına gider.
Ebeveyn Davranışı 1:
Anne: Çabuk buraya gel yemeğini bitir!! 1 saat sonra gelip yemek isteyeceksin, sana bi daha yemek hazırlayamam işim gücüm var!
Ahmet: Yemicem işte, senin yaptığın hiçbir yemeği yemicem. Zaten benim senin için bir önemim yok ki! Diziler daha önemli!
Baba: Ahmet! Terbiyesizlik etme ne biçim konuşuyorsun sen? Cezalısın 1 hafta tv izlemek yok!

Ahmet ağlayarak odasına gider ve anne babasının onu hiç sevmediğini düşünerek yorganın altında ağlamaya başlar.

Ebeveyn 2:
Anne ve baba hiçbir şey demeden yemeklerine devam eder. Bir süre sonra baba oğlunun odasına gider. Ahmet robotuyla oynamaktadır.
Baba: Konuşmak ister misin?
Ahmet: Bilmiyorum.
Baba da beş dakika oğluyla oynar.
Baba: Oğlum canın bir şeye mi sıkıldı?
Ahmet: Omzunu silker.
Baba: Hepimizin bazı günleri zor ve sıkıcı geçebilir. Ama olanları paylaşırsak hem rahatlar hem de çözüm bulabiliriz.
Ahmet: Öğretmen hepimizin bir şiir ezberlemesini istemişti. Sıra bana geldiğinde tahtaya çıktım ama ezberlediğim halde çok heyecanlandım ve karıştırdım.
Baba: Ezberlediğin şiiri okuyamadığın için de canın sıkıldı…
Ahmet: Evet. Tüm arkadaşlarımın önünde şiiri unuttum.
Baba: Herkesin böyle zamanları olabilir. Ben de bir keresinde 23 Nisan’da tüm okulun önünde okuyacağım şiiri karıştırmıştım.
Ahmet: Gerçekten mi?
Baba: Tabi.. Yani herkes böyle şeyler yaşar. Topluluk önüne çıkmak kolay değildir. Hem öğretmenin heyecandan unuttuğunu anlamıştır.
Ahmet: Evet hiç kızmadı, gülümsedi ve yarın okursun dedi.
Baba: Oh ne güzel.. Endişelenecek bir şey yok demek ki. Hadi gel meyve yiyoruz. Bir dahakine sorununu bizimle paylaşırsan daha iyi olur. Sen öyle masadan kalkıp gidince senin için endişelendik ve üzüldük.
Ahmet: Tamam babacım. Özür dilerim.

Beyza Mutlu

*Yürekten anne baba olmak kitabından esinlenilerek yazılmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s